ÖĞRETMEN ve ODUN

“Mehmet Ali” dedi öğretmeni 2 yada 3. Sınıf öğrencisine.
Öğrenci sıkılgan ve bir o kadar mahçup
“Efendim öğretmenim” dedi.
Ayşe öğretmen sıkılgan olduğunu büyük ihtimal bildiği öğrencisine ” aşağıya in, odunluktan 3-4 tane odun al gel ” dedi.
Öğrenci sıkılgan ve mahçup tavrına endişeyi de ekleyip “tamam öğretmenim” dedi ve sınıftan çıktı. İkinci katta olan sınıftan zemin katta ki odunluğa giderken duygularına korku da eklendi. “Acaba bir yanlış mı yaptım?” diye sordu kendine. Öğretmeni kızsa bir şaplak yada küçük bir tokat yeterdi yaptığı yanlışı görmesi için. İşin garip ve bu yüzden onu korkutan hatta giderek korkusunu artıran yanı şu idi. “Öğretmenim beni hiç dövmedi. Şimdi nasıl bir yanlış yaptım da beni odunla dövecek” diyordu kendi iç dünyasında. Aslında o zamanlarda korku en normal ve çok yaşanan duygulardan dı. Niye olmasın ki. Dayak eğitim sisteminin bir parçası idi nerdeyse. Büyükler için çocuk eğitiminin vazgeçilmezi. İşin iğrenç yanı şuydu.
O ailesinden ve öğretmeninden ( hatırladığı kadarı ile tabi) hiç dayak yememişti. Bu korkusunun giderek artmasının en büyük sebebiydi. Bütün bu düşünceler onu bir ağaç dalından düşmekte olan cılız ve küçücük bir yaprak gibi sallarken, sınıf kapısında, kucağında bir kaç odun parçasıyla buldu kendini.
O zamana kadar bir kaç dakikanın bu kadar uzun olduğunu hiç hatırlamıyordu.
Artık bacakları bile titriyordu. Korkudan ağlaması içten bile değildi.
Kapıyı çaldı.
” tık tık ” ve zihninde soru iyice büyüdü.
“Öğretmenim beni neden odunla dövecek.”
Odun başka ne için olacaktı ki.
İçerden ” gel” dedi Ayşe öğretmen.
Her şey durmuştu. Zaman , mekan, neredeyse kalp.
İçeri girdi. Titreyen sadece bacakları değildi artık ” Buyurun öğretmenim ” dedi titreyen sesiyle. Ağlamak hiç bu kadar kolay, ağlamamak bu kadar zor olmamıştı. Ayşe öğretmen kendisine doğru hafiften eğildi ve ” Mehmet Ali sen niye korktun” dedi. Ve hemen tatlı bir tebessüm ile ekledi ” Bu odunla seni döveceğimi mi düşündün? ” dedi tebessümü artarak. Saçlarını okşayarak ” hadi bunları sobaya atalım” dedi. Öğretmenine sevgisi katlandı ve “ha soba” dedi içinden.
Sevgili öğretmenim Ayşe DENİZ. Öğretmenler günün kutlu olsun.
( yazım hatalarım oldu ise dostlar affola. Yazar acemi.)
Simyacı 🙂 – 2015
oluozanlar.com blog sayfasından kalan bir yazı – Simyacı hocamdan.
