Share
Temmuz 12, 2024

Srebrenica Sestro – Srebrenitsa Kızkardeşim

Bosno moja, ti si moja mati

Bosno moja, majkom ću te zvati

Bosno majko, Srebrenice sestro

Neću biti sam


Birleşmiş Milletler’in güvenli bölge ilan ettiği Srebrenitsa’da, 1995 yılının Temmuz’unda, Avrupa’nın göbeğinde yaşandı. Ratko Mladić isimli canavar vardı başlarında. Belki şeytan bile haya etmişti gördüklerinden. Bosna’nın birçok köyünde ve şehrinde defalarca çektikleri cinayet sahnelerinin galası gibiydi Srebrenitsa soykırımı.

Soykırımın yıl dönümünde anma törenleri yapılıyor. Katliamda hayatını kaybedenlerin isimleri tek tek okunuyor. Binlerce ölüm var demek yetmiyor. 8 bin 372 Srebrenitsalı erkek kurşunlanarak veya parçalanarak öldürüldü. Her biri bir ana, bir evlat, bir koca. İnsan ölümleri istatistik olmamalı. Unutturulmaya çalışılan, basit bir iç kargaşanın alelade kayıpları gibi gösterilmeye çalışılan binlerce insan.

Saraybosna, Zvornik, Visegrad, Doboj, Tuzla, Foča ve daha bir sürü yerde binlerce insan katledildi. Koruyucu melekleri yoktu Bosnalı çocukların. Herkes kendi ideolojisine göre tüketmişti melekleri. Anti-emperyalist yoldaşlar Amerikan oyunu dediler. NATO’nun kışkırtması dediler. Ruslar katliama finansör ve destekçi olurken, barış diyarı medeni batı Hırvatları destekleyip, dengeleri gözettiler. Silah ambargosu getirdiler, Hırvatlara kendileri silah verdi, Sırpların elinde Yugoslav Ordusu ve techizatı vardı. Ambargo sadece Boşnaklara işledi, Boşnaklar neredeyse kimsesiz direndi. Destekleri cılız ve geç kalan türdendi.

Yokluk içerisinde mücadele yürüten Armija BİH (Boşnak Ordusu) Sırplar karşısında başarı kazanmaya başlayınca, NATO, Sırp mevzilerine etkili hava saldırıları başlattı. Bir anda etkili müdahale etmeye karar verdiler. Sırpları vururken, Boşnaklara dur dediler.

Boşnakların kayıplarına rağmen zafere yürüdüğü çatışmaları hızlıca bitirip, Dayton Anlaşması’nı dayattılar. Bosna Hersek’in %51’i Hırvat-Boşnak yönetimine kalırken, %49’unu Sırplara hediye ettiler.

Bosnalıların uğradığı katliam ve haksızlıklar yetmezmiş gibi, yönetilemez bir düzen kurdular. Her an patlamaya hazır, Boşnak, Hırvat ve Sırp çatışmasının sıcaklığını yitirmeyeceği bir düzen. BM’den adalet beklemek ne demek Ruanda’da yaşayan Tutsilere sormak lazım. Boşnaklara ve Filistinlilere sormak lazım.

Bizim açımızdan Bosna ve genel olarak Balkanlar’ın özel bir durumu var. Bizim kaybettiğimiz kolumuzdur bu coğrafya. Dilde ve gönülde bir birlikteliğimiz var. Sırplar, Boşnakları Turski (Türk) diyerek öldürdüler. Fantom ağrısı gibi kesilmiş uzvumuzun ağrısını hissedebiliyor muyuz? Devletlerin yapması gerekenden bahsetmiyorum. Toplum olarak bu bağ ve birlikteliğimizin farkında mıyız? Balkanlar herhangi bir yabancı coğrafya mı oldu bizim için?

Sırp milliyetçiler duvarlara:

  • “Svi Turći u Tursku” (Bütün Türkler Türkiye’ye) yazdılar.

Boşnaklar ise:

  • “Mi smo već u Turskoj” (Biz zaten Türkiye’deyiz) dediler.

Gerçekten Türkiye neresidir, Boşnaklar biliyor, peki biz biliyor muyuz?


güneşin doğduğu, yıldızların olduğu yerde

gökyüzünde bulutların olmadığı yerde

saf ruhların yuva kurduğu yerde

karanlıktan aydınlığa çıkılan yerde

başımı oraya çevirdim

herkesi çağıran sesin geldiği kaleye

gözlerimi kapattım, ellerimi uzattım

rüyalarıma uçmaları için izin verdim

bu kadar parlak parlayamazdı

benim güzel avlum

ben karanlığı aydınlık bilirdim

Aliya sen olmasaydın

Dino Merlin – Da Te Nije Alija