Share
Ekim 12, 2023

Aşk, yaşamaktan iyidir

İnsanın hayatı bir anda nasıl da değişir, bir dakika, bir saniye, bir haber yeter. Bir halkın, bölgenin veya ülkenin kaderi de öyle. Yıllarca süren gerginlikler, sorunlar ve haksızlıklar bir an gelir en talihsiz şekilde patlayıverir. Şimdilik bu tuzu kuru hayatımızdan olaylara bakmak, okumak, eleştirmek, kızıvermek veya nemelazımcılık çok kolay.

Bilindiği gibi ateş zaten düştüğü yeri yakar. Ne yazık ki bu dünya hassas kalpler için ıstıraplı bir yerdir. Diğerkâm olmak, düşünmek, herkes için daha fazlasını istemek… Büyük oranda romantik; ama ideallerin ayakları yere basmaz zaten, rasyonel zeminde ulaşılacak yer ideallerin gölgesidir. Herkes için iyiliği ve güzelliği yaşatma idealin gölgesine erişmek rasyonel bir hedef olabilir.

Velhasıl, kar maskeli romantik kahramanımız der ki: “İstediğimiz adalet, inat ve ısrarla hakikatin aranmasıdır. Hakikat yolculuğu romantik değildir, acı verici, konforsuz ve meşakkatlidir. Bu kadar zor olanın ardından adalet, inat ve ısrarla koşturmak varoluş amacımız olmalı. Konforlu hayatımız elimizden alınmadan yola çıkmak, yokluğu görmeden yokluğun kıymetini bilmek. Değil ise ne kadar anlamsız, boş ve gri bu dünya. Amaçsızlık, rahatlık ve güç için yaşamak zulümdür. Kötü olan lanetlenmiş kavim değil de lanetlenmiş kavimlerdir belki de lanet ise bu gözü kara konfor arayışı.

Bir yerlerde, bir anda hızlıca ölmeye başladı insanlar. Küçücük bebekler, çocuklar, ihtiyarlar, gençler ve kadınlar ölüyor. Ölüm pek de trajik değil, trajik olan bizim bu konforlu halimiz sanırım. Neticede ölüm ne kadar uzak bize… Çok uzak diye sayıklarken, isimsiz bir ozan şöyle diyebilirdi;

olmadı…

sanki bu dünyada yerimiz yok

öylece bırakıverdik işte, darmadağın, biçimsiz

hissetmez olduk yakarışları,

çocuklarımızın umut tarlalarını bombaladık, şekerlerini çaldık, uyuşturduk

kendi kolumuzu kırdık

kan revan içerisinde koşuşturuyoruz hala

yüreklerimizi çivilemeye, bahçelerimizi yağmalamaya

biz yaptık ulan

kendi soframızı tekmeledik işte

efendilerimizin hatırına

dünyalık peşinde geçirdik ömrümüzü

sadık olduk her daim

en hayırlı millet olduk

rüşvet verdik Allah’a, kandırdığımızı sandık

şimdi

şimdi beş yıldızlı otellerde balolar yapalım

islam felsefesi tartışsın üstadlarımız,

kurşun geçirmez camlarla örelim yeni yuvamızı

silah fabrikaları kuralım

teba yetiştirelim

Hüdaya ibadette ederiz, belki tövbede ederiz, sadaka veririz

vicdanımız rahatlar

vur patlasın, çal oynasın…

yeni dünya düzeni…